Stresin
Nedenleri ?
Bedenimiz
mükemmel 1 sistemdir. Bu sistem
kendisine yönelen bir saldırı
halinde savunmaya geçmektedir.
Ama saldırının geliş kaynakları
etkisi ve yıkımı ölçüsünde bu
savunma başarılı olur.
Saldırının savuşturulamaması
halinde bu mükemmel mekanizma
yara almaya ve parçalanmaya
sistemini oluşturan öğeleri
teker teker kaybeder...
En çok strese neden olan
nedenler:
İşyerinde yaşanan huzursuzluk
ortamı.
Aile içi anlaşmazlık ve
husumetlikler.
Aile içi şiddet ve kavga.
Boşanma.
Cinsel tacize urama.
Cinsel engellenme.
Ekonomik maddi zorluklar.
Ağır çalışma ve der eğitimleri.
Ağır aile içi sorumluluk
üstlenme.
Belirli bir korkuya sebep olan
durumun ortaya çıkması
Cenaze.
Aniden ortaya çıkan fiziksel
hastalıkların yarattığı
korkular.
Stresin birçok
nedenleri vardır bu nedenlerin
başında sıraladığımız başlıklar
yer almakta.
Stresten
Uzak Durmaya Çalışıcaz:
Stresten uzak durabilmek pek
mümkün olmasada kalıcı hale
dönüşen ve başka duygusal ve
fiziksel sıkıntılara yol açan
yıkıcı stresten uzak
durabilirsiniz. Bu uzak duruşta
başlangıç noktamız yine bizleriz
Kendimizi unutmamalıyız. Sadece
başkaları ya da işler için
yaşamamalıyız.
Yaşamı
kendimiz içinde yaşamalıyız.
Kendini çocuklarına feda eden
anne ve babalar ya da işi için
kendisini unutan kişi
tiplemeleri toplumsal düzeyde 1
tür kahraman mertebesi ile
adlandırılırsa da aslında
böylesi bir durumda bir kahraman
dan değil bir kurban"dan söz
etmek daha uygun olacak.
Siz kendinizi
unutabilir ama beden kendini
unutamaz. Siz bedeninize karşı
sorumluluğunuzu yerine
getirmediğiniz takdirde
bedeniniz de sizinle yapmış
olduğu barış anlaşmasını
bozacak.
Kendimizi nasıl
hatırlayacağız ?
Kendimizi sevmeliyiz. Her
kusurumuzu değiştirmemiz
gerekmeyebilir. Bazı
kusurlarımız bizi biz yapan
şeylerdir. Bir diğerine
benzemektense biz olabilmek daha
sağlıklı 1 olaydır. Bir
başkasının bizi sevmesi, bizim
benzediğimizi sevmesinden daha
elle tutulur bir sevinç
olmakta...
Kendimize zaman ayırmalıyız.
Mutlaka günde belli bir zaman
dilimini kendimize ayırmalıyız.
Bu zaman diliminde bencil olma
hakkımız vardır. Bu zaman
dilimini sevdiklerimizle
paylaşmaya yeltenmemeliyiz.
Ayırdığınız zaman size ait
olmalı. Bu zaman diliminde sizi
ne mutlu ediyorsa onu
yapmalısınızki. Bu koşma,
yürüyüş, kitap okuma, resim
yapma, dikiş dikme, bilgisayarda
oyun oynamak film izlemek
olabilir. Kısacası seçtiğiniz
eylem her ne olursa olsun o
eylem sizi mutlu eden eylemler
olucak ve size ait zamanda bu
eyleme yönelmenizde hiç bir
sakınca yoktur. Tabii söz konusu
eylem stresinize de dolaylı
olarak katkıda bulunan eylem
olmamalıdır...
Stres altında oluşan
bağımlılıklarımızla mücadele
etmeliyiz. Stres altında başta
sigara kullanma, alkol, ilaç
kullanımı olmak üzere kimi
bağımlılıklara meyil edebiliriz.
Aynı şekilde yalan söyleme,
gerçeği süsleme, abartı da bu
tür bağımlılıklara benzer
şekilde gelişmekte. Bunlar
normal doğamızın dışındaki
durumlardan dır ve bunlardan
kurtulabilmek de belli bir çaba
göstermemizi gerekli olucaktır...
Gülmeyi unutmamalıyız... Gülmek
insanı gevşeten ve yenileyen bir
sistemdir. Beden güldüğünde
mutluluk hormonları salgılarlar.
Nükteden, küçük tatlı
şakalardan, komik hikayelerden
uzak durmayalım. Kahkaha atmaya
utanmayalım. Kahkahanızı
seviniz. Çünkü bu kahkaha
dünyaya ben mutluyum demektir.
Onu kesinlikle susturmayınız...
Dünyadan kopmayın...
Dünya değişirken köşemizde
kalamayız. Değişen renklerle
birlikte büyümeliyiz. Okumaktan,
dinlemekten, öğrenmekten
vazgeçemeyiz. Yeni öğrendiğimiz
şeyler bizi yenilerler.
Öğrendiğimiz yeni şeyleri
paylaşalım, ve tartışalım.
Düşünce dünyamızdaki yoksulluk
gelişmemizin, sorunları çözmeyi
öğrenebilmemizin önündeki en
temel engel olmaktadır...
|